şebi arus - bir düğün gecesi

Bir Düğün Gecesi Anısına

Mevlana Celaledin-i Rumi’ nin ölümü 738’inci yılında da bir düğün gecesi, yani  “Şeb-i Arus” olarak anılmaya devam ediliyor. Ben de bu hafta bir anma törenine katıldım ve bunun üzerine bir şeyler yazmak istedim. Hem Mevlana’nın hem de onun büyük aşkının anısına.

şebi arus

Mevlana deyince aklımıza ilk olarak “Sema” ayinleri gelir. Sema coşkunluk sonucu, kuralsız olarak ortaya çıkmışken 18. Şeyhi Pir Hüseyin Çelebi tarafından günümüzdeki kurallarına uyularak  gerçekleştirilmesi bir gelenek halini almıştır ve bu gelenek 300 yıldır devam etmektedir. Benim izlediğim bu ayinin bestekarı ise Zekai Dede Efendi. Bestetekarın ilk ayin-i şerifi olup Suz-i Dil makamındadır. Emek verip bunu bize sunan grup ise İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu.

Semazenleri ne zaman görsem herkes gibi nasıl bu kadar uzun süre dönebildiklerini anlamam. Nasıl bir aşka gelme ve nasıl bir ruh halidir merak ediyorum gerçekten. Ama yaptıkları bu ayin çok estetik ve her yaptıkları hareketin aslında bir manası var. Mesela semazenin siyah hırkası mezarı temsil eder ve bunu çıkardığı zaman manevi olarak ebedi aleme yani hakikate doğar, tıpkı Mevlana’nın ölümünü düğün olarak nitelemesi gibi. Giydiği beyaz elbise yani tennure nefsin kefenini ifade eder. Niyaz vaziyeti denilen semazenin ilk duruşu ise Allah’ın birliğini gösterir. Elektronlardan gezegenlere kadar herşey döndüğü için sema da bu varoluş gerçeğini vurgular. Bu kadar ince ayrıntıları olan harika bir kültür mirasıdır aslında işte bizim için zor anlaşılır olan bu ayin.

mevlevi - bir düğün gecesi

Mevleviliğin bu geleneklerine bakınca Mevlana’nın aşkının büyüklüğünü görüyoruz aslında, Şems ile vücud bulan Allah aşkını. Bizler de aramıyor muyuz sanki aşkı bir şekilde. Kimimiz yaratanda arıyoruz aşkı kimimiz  kullarında. Kimimiz buluyoruz da kıymet mi bilmiyoruz ne…

Mevlana’nın da dediği gibi “Her kim aşk ile yanıp tutuşmamışsa o uçamayan kanatsız bir kuş gibidir.” Aşk ile, sevgi ile bağlandığımız her ne varsa sıkı sıkı tutmak lazım, tutmak lazım ki bizim kıymet bilmediğimiz sevgi sonra başka bir aşk ile kanatlanıp uçmasın…

1 Comments

  • güllü
    10 Aralık 2011

    yazılarınızı özlemiştik.yeni yazılarınızı bekliyoruz kaleminize sağlik

    Cevapla

Leave Your Comments

Your email address will not be published. Required fields are marked *