boza

Bir Kış Klasiği: Boza

Yaz insana mutlu olmak için çok imkan sunuyor. Güneş, meltem, deniz, kum… Kış biraz daha şanssız. Kar var ama o da kendini gösterirse. O yüzden kışın bize enerji verecek şeylere ihtiyacımız var. Bunlardan biri de boza… Sevmeyenleri anlamakta güçlük çektiğim bu geleneksel içecek, bir bardağı ile uzun kış gecelerimizi şenlendiriyor. Boza ilgili güzel bir yazı ve fotoğraflar için bu sayfaya bakmalısınız.Boza

 

Ben her ne kadar sokakta boza satılan dönemlere yetişemesem de kısa bir süre önce sokakta boza ve yoğurt satan bir satıcı ile  tanıştım; Mevlut Karataş…

Orhan Pamuk’ un beklenen kitabı ” Kafamda Bir Tuhaflık” işte bu boza satıcısının etrafında dönen bir roman. Anlatımda hem yazarın, hem de kahramanların söze girmesi olayların her yönden görülmesini ve  herkes için neler ifade ettiğinin anlaşılmasını sağlamış. Bu anlatım benim çok hoşuma gitti. Orhan Pamuk’ un anlatımında en çok hoşuma gidense dönem ve mekanları roman içerisine harika bir dille yerleştirmesi. İstanbul’a göçenlerin burada varoluş çabaları, darbeler, siyasi çekişmeler, tüm bunların sokaklara yansıması anlatılırken, Mevlut’ un girdiği her yeni iş, oturduğu veya dolaştığı her semt sanki siz de Mevlut’ un peşi sıra geziyormuşsunuz gibi kazınıyor hafızanıza… Bir roman okuyarak gündüz pilavcı, otopark görevlisi, büfeci, akşam sokak satıcısı oluyorsunuz. orhan pamuk - kafamda bir tuhaflık var

“Masumiyet Müzesi” ile bende yer edinen Orhan Pamuk, ” Kafamda Bir Tuhaflık” ile benim roman okurken tatmak istediğim duygu bu dedirtti…

Ara Güler’ in 60′ lı yıllarda Tarlabaşı’ nda çektiği bu kare de bana bu romanı hatırlatıyor.

ara güler - tarlabaşı

Bu güzel duyguları oturduğumuz yerden edebiyat ve sanat dışında bize ne yaşatabilir ki?

Leave Your Comments

Your email address will not be published. Required fields are marked *